Bukla
GECE BEYOĞLU - GALATA - KARAKÖY

GECE BEYOĞLU - GALATA - KARAKÖY

Tur Kodu : BKL211

125 ₺ 'den başlayan fiyatlar
Zorluk 1 gün

Min: 6 Max: 15 Kişi

Şehrin gece halinde Beyoğlu'dan aşağıya Galata Kulesi'ne oradan da Karaköy'e hikayeler ve tarih kokan bir seyahat yapacağız. Sakin, gece renklerinde bambaşka bir İstanbul...

Profesyonel Kokartlı Kültür Rehberliği

Müze girişleri

Program

Tümünü Gizle

1. Gün GECE BEYOĞLU - GALATA - KARAKÖY

Bu gece gezmesinde, yine şehre ve eskiye dair bir kısmına aşina olduğunuz epeyce derin konulara gireceğiz. Osmanlının batılıları ve batılıların da Osmanlıyı tanımaları için kurulmuş bir film seti gibidir Beyoğlu; nam-ı diğer Pera...

1870 yangını esnasında 3000'den fazla binanın küle döndüğü ve bir çok eserin de kullanılamaz hale geldiği Pera (Beyoğlu) bölgesini gezmeye Galatasaray Lisesi önünde saat 19:00’da buluşarak başlayacağız.  Mekteb-i Hümayun'dan, Mekteb-i Sultaniye ve Galatasaray'a uzanan bu ilgi çekici serüveni dinleyeceğiz. Çiçek Pasajı (Cité de Péra) hemen karşımızda içeri giriyoruz.. Burayı ve Maruni Naum Efendi sahnesini anacağız hep birlikte. Sahne Sokağının içinde yer alan Üç Horan Ermeni Kilisesi ve Avrupa Pasajını geçerek, Sonrasında Hazzopulo Pasajı ve Aznavur Pasajlarının hem isim babaları hem de yapılar hakkında bilgi edineceğiz.

Buradan sonra Meryem Ana Kilisesini göreceğiz. Ardından hemen yan sokağında 1932'de açılmış ve kesintisiz 2015 yılına kadar çalışmış olan şehrin en eski işletmelerinden biri olan Rejansa uğramadan geçmiyoruz. Mandabatmaz'ın enfes kahve kokuları ile tekrar İstiklal Caddesine varınca önce sağımızda ki Elhamra Pasajından bahsediyoruz bir süre, sonra da yolun hemen karşısında yer alan ve İstanbul'un en büyük Katolik Kilisesi olan St. Antuan Kilisesini görüyoruz. Concordia Tiyatrosu günlerinden kalma hatıraları dinleme fırsatı buluyoruz.

Sonrasında hemen yanı başında yer alan ve neredeyse hepimizin bildiği veya adını duyduğu Mısır Apartmanı hakkında biraz sohbet ediyoruz. Hem apartmanın tarihçesi hem de Mehmet Akif'in burada geçirdiği günlerden bahsediyoruz. Biraz daha aşağıya doğru gidince yolun hemen karşısında Beyoğlu’ndaki bu eski dönem yapılarıyla pek alakasız olan Oda Kuleyi göreceğiz.

 

Hemen yanı başında Surp Harutyun Ermeni Kilisesi ve Garibaldi binasını göreceğiz. Ardından yolun karşısında yer alan Hollanda ve Rusya Federasyonu Konsolosluk binalarını göreceğiz. Yine caddenin karşı yakasında heybeti ve mimarisi ile Beyoğlunun en güzel pasajlarından olan Suriye Pasajını görüyoruz. Daha sonra yeni restore edilen hali ile bir zamanların Şair, yazar mekanı Narmanlı Han'ı göreceğiz. Karşısında yer alan İsveç Konsolosluk Binası ve artık Beyoğlu'nun sonlandığı noktada yer alan Tüneli de anlatarak Galata'nın ilk yapısı olan Mevlevihane hakkında biraz sohbet edeceğiz.

Gezimizin en ikonik yapısı olan Galata Kulesine çıkıyoruz hep birlikte. Kulede Venedik, Ceneviz ve özellikle Hazarfen hakkında epey bir sohbet edeceğiz. Kule gezimizin ardından bu bölgede bir süre mola veriyor ve biraz dinlenme fırsatı buluyoruz. Ardından Bereketzade Caddesinde yer alan Neve Şalon Sinegogunu dışarıdan dinleme fırsatı buluyoruz. Buradan Şair Ziya Paşa Caddesinde yer alan İtalyan Sinagogu ve D'Arronco Çeşmesini görüyoruz. Hemen bu alanda yer alan ve Ceneviz Sularının günüze ulaşan nadir kısımlarından birini görme fırsatı da yakalıyoruz. Tekrar kuleye doğru çıkıyor ve bu gün Göz Hastanesi olarak kullanılan İngiliz denizcileri için yapılmış olan İngiliz Karantina Hastanesini görüyoruz. Hastanenin yanı başında Avusturya St. Georg Hastanesi ve Lisesini göreceğiz.

Buranın hemen arka sokağında Eşkenaz Sinagogu ve Yüksek Kaldırım hakkında yapacağımız keyifli sohbetin ardından Osmanlı ve Karaköy için çok önemli bir aile olan Kamando Ailesinin binasını göreceğiz hep birlikte. Ardından Terziler Sinagogu olarak adlandırılan ve şu sıralar sanat galerisi olarak kullanılan Schneidertempel Sinagogunu görüyoruz. Kamando Merdivenleri gibi estetik bir noktada kısa bir fotoğraf molası verdikten sonra Sen Piyer Han'ını göstereceğiz sizlere. 18. yy'da inşa edilmiş olan ve Fransız İhtilalinin öncülerinden olan Andre Chenier'in de bu handa doğduğu rivayet ediliyor. Daha sonra Voyvoda Caddesine(Bankacılar Caddesi) iniyoruz. Özellikle eski Osmanlı Bankası (Şimdilerde Merkez Bankası), İş Bankası binaları ve Minerva Han gibi caddenin sembol binaları hakkında bilgiler alacağız. Akabinde bu noktadan Karaköy Meydanını şöyle geniş bir açıdan sizlere tanıtma fırsatı buluyoruz. Ardından Surp Pırgiç Ermeni Katolik Kilisesi ve St. Benoit Binalarını görüyoruz. Buradayken Zürafa Sokaktan bahsetmeden geçmek olmaz tabii ki...

Ardından Surp Lusavoriç Ermeni Kilisesi, Aziz Yahya Türk Ortodoks Kilisesi gibi yapıları görerek Karaköy'ün tamamen yenilenmiş ve harika kafelerin açıldığı sokaklarını görüyoruz. Meryem Ana Kilisesi ve Rusların Çatı Kiliseleri hakkında yapacağımız anlatımlarımızdan sonra gezimizi saat 23:00 - 23:30 civarında Karaköy otoparkı civarında sonlandırıyoruz.

Şehrin bir başka gece halinde görüşmek üzere…