Bukla
GECE CİBALİ - FENER - BALAT

GECE CİBALİ - FENER - BALAT

Tur Kodu : BKL212

125 ₺ 'den başlayan fiyatlar
Zorluk 1 gün

Min: 6 Max: 14 Kişi

Bir zamanların tütün fabrikasından başlayan yürüyüşümüz Cibali Karakolundan içeri girerek renkli Balat sokaklarında devam edecek. Dinleyecek çok hikaye olan bu rota keyifli molalarla süsleniyor. Sakin, gece renklerinde bambaşka bir İstanbul...

Profesyonel Kokartlı Kültür Rehberliği

D

Program

Tümünü Gizle

1. Gün GECE CİBALİ - FENER - BALAT

Bu gezimize şimdilerde Kadir Has Üniversitesi olan Cibali Tütün Fabrikası önünden başlayacağız. (Burada yemekler sekmesini okumanızı öneriririz:) İlk Tütün Rejisinden, Fabrika Kızı Şarkısına kadar çok önemli hikayeler barındıran bu güzel eserden hemen sonra Cibali Kapısına geçiyoruz.

Hepinizin yüzü gülümsediğini görür gibiyiz. Evet; ilk defa Muammer Karaca döneminde oyun haline getirilen ama bir çoğumuzun Nejat Uygun ile hatırladığı o ünlü oyunun adını aldığı mekan ve Cibali Kapısı hakkında sohbet ediyoruz. Bizans'tan günümüze birçok hikayenin geçtiği anlatımlarımızdan sonra sokakların içinden Gül Camiine varıyoruz. Bizans Mimarisinin klasik ama göz alıcı eserlerinden biri olan Aya (Haghia) Theodosia Kilisesinin hikayesini dinliyoruz. Burdan sonra Aya Kapı ve bir Mimar Sinan eseri olan Ayakapı Hamamını görüyoruz. Buradan Fener semtine doğru geçerken Fener Konakları dediğimiz yapıları da görüyoruz. Fener mahallesinin ilk yapısı hikayesi ile sizlere biraz tebessüm ettirecek olan Maraşlı Rum İlköğretim okulu oluyor. Hemen bitiminde de Fener Rum Patrikhanesinden bahsedeceğiz. Patriklik makamının ilk kuruluşundan günümüze ilginç bazı hikayelerini aktaracağız.

Sonrasında Fener sokakları içinden geçerken; bir zamanlar Dimitri Kantemir Sarayının (Vlah Sarayı) bulunduğu noktayı görüyoruz. Hemen yanında bulunan süslü merdivenlerden çıkıyor ve Yovakimyon Kız Lisesi binasını görüyoruz. Patrik II. ve III. Yovakimin çabaları ile kurulan bu okul hakkında bilgiler alıp sokağı sola doğru döndüğümüzde yine yaşamı ile bir başka ilginç Bizans Prensesi olan Maria Despina Palaiologina'nın talihsiz yaşantısını konu edineceğiz.

Sonrasında gezimizin en can alıcı eserlerinden olan Kırmızı Lisesini (Fener Rum Erkek Lisesi) göreceğiz. Aynı okulun mezunlarından Mimar Dimadis'in yaptığı bu muhteşem eserken sonra Fenerin çamaşır asılı, renkli evleri ile fotojenik sokaklarından yürüyerek tekrar sahil yoluna kavuşacağız. Burada İstanbul'un en ilginç yapılarından biri olan Sveti Stefan Bulgar Kilisesini göreceğiz. Sonrasında Balat Sokaklarına Çana Sinegogu, David Eskenazi Muayenehanesi ve Leon Brudo'nun evinin de bulunduğu sokakta anlatımlarımızı yapıyoruz. Sokağın sonunda Çıfıt Çarşısına varıyoruz. Bir dönem İstanbul'un en kozmopolit bölgelerinden biri olan Çıfıt Çarşısında Yanbol Sinagogu ve Agora Meyhanesini görüyoruz. Arkasından Sabetay Sevinin de ibadete geldiği rivayet edilen Ahrida Sinagogu, Haham Evi ve Surp Hreşdagabet Ermeni Ortodoks Kilisesini görerek bu güzel gezimizi tekrar Fener Semtinde yorgunluk kahvelerini yudumlayarak sonlandırıyoruz.

 

 

Şehrin bir başka gece halinde görüşmek üzere…