Bukla

DOĞU LİKYA YOLU YÜRÜYÜŞÜ – 6 GÜN

Tur Kodu : BKL196

3.150 ₺ 'den başlayan fiyatlar Single Farkı: 600 ₺
Zorluk 5 gece 6 gün

Min: 6 Max: 12 Kişi

  • Türkiye'nin en iyi yürüyüş parkuru
  • Olympos, Çıralı, Adrasan, Tekirova, Gelidonya, Kaş
  • Likya Medeniyeti'nin toprakları
  • İnanılmaz güzellikteki koylar
  • Antik kentler ve yollar arasında orta seviyeli yürüyüşler
  • Doğa ve tarih bir arada

 

  • Profesyonel rehberlik hizmeti
  • 5 gece konaklama
  • 5 kahvaltı
  • 3 akşam yemeği
  • Tüm geziler
  • Ulaşım
  • Havalanı transferleri
  • Güleryüzlü kaliteli hizmet
  • KDV
  • Gidiş-dönüş uçak biletleri
  • Havaalanı transferlerinde grup uçuşu dışında ki transferler. (Dönüş havaalanı transferi)
  • Öğle yemekleri & Kaş akşam yemekleri 
  • Yemeklerde alınacak içecekler
  • Dahillerde belirtilmeyen tüm hizmetler

Program

Tümünü Gizle

1. Gün LİKYA YOLU, GÖKBENT, ALACASU, PHASELİS ANTİK KENTİ - TEKİROVA YÜRÜYÜŞÜ

Antalya Havalimanı’nda rehber ve aracınızla buluştuktan sonra Antalya'ya 45 dakika uzaklıktaki Çamyuva'ya hareket ediyoruz. 12 km sürecek yürüyüşümüze Gökbent mevkiinden başlıyoruz.Likya Yolu'nu takip ederek, sandal ağaçları içerisinden muhteşem manzaralı seyir tepesine çıkıyoruz. Kısa bir moladan sonra orman yolunu takip ederek Alacasu koyuna doğru inişe geçiyoruz. Koyda yapacağımız piknik molasının ardından Phaselis'e devam edeceğiz. Deniz kenarındaki Phaselis antik kentini rehberimizle gezdikten sonra Tekirova'ya devam ediyoruz. Yürüyüşümüze Tekirova da sonlandırıyoruz. 

Buradan sonra Ulupınar’daki bir gece konaklayacağımız butik otelimize gideceğiz. 

***Yürüyüş yapmak istemeyen katılımcılar Phaselis'te vakit geçirebilirler. Hatta denize girebilirler.

 

**ROTA BİLGİSİ**

Uzunluk: 10 km

İniş: 310m

Çıkış: 300m

Arazi:Taşlık patika,orman yolu

Konaklama Yeri

- Butik Otel

2. Gün ULUPINAR, YANARTAŞ, OLİMPOS, ÇIRALI

Yürüyüşümüze Ulupınar'ın çınar ağaçları içerisindeki yeşil vadisinden başlıyoruz. İnişli çıkışlı Likya Yolu patikasını takip ederek Yanartaş'a varıyoruz. 3000 yıldır yandığı düşünülen, Yunan mitolojisine de konu olan Yanartaş'da piknik molası veriyoruz. İsteyenler yanında getirdikleri sucukları ateşte kızartabilirler. Moladan sonra Yanartaş etrafındaki kalıntıları gezip Çıralı'ya doğru inişe geçiyoruz. Ardından Çıralı'da aracımızla buluşup Olympos'a gidiyoruz. Likya Birliği'nin 3 oy hakkına sahip şehirleri arasında bulunan Olympos, Kilikyalı korsanların üssü haline gelmiştir. Şehri ikiye bölen Aksu nehri korunaklı bir doğal liman oluşturmuştur. Günümüze kadar koruna gelmiş antik tiyatro, tapınak, nekropolis, kiliseler ve hamam şehrin görülmeye değer yapılarıdır. Şehri rehberimiz eşliğinde gezdikten sonra Çıralı sahili bizi bekliyor. Günü denize girerek sonlandıracağız. 

Konaklamamız da Çıralı’da olacak. Kimbilir belki Yanartaşa’a gece yürüyüşü yaparız.

 

*ROTA BİLGİSİ*

Uzunluk: 8-9km

İniş:530m

Çıkış:350m

Arazi:Taşlık patika-Orman Yolu 

Konaklama Yeri

- Butik Otel

3. Gün OLİMPOS - ADRASAN YÜRÜYÜŞÜ

Bugünkü yürüyüş rotamız Olimpos Antik Kent'ten başlıyor, Musa Dağı’nın üstünden aşıp Adrasan'a varıyor. 18 km'lik yürüyüşümüzün başlangıç kısmı sandal ve defne ağaçlarının oluşturduğu bir ormandan geçiyor. Dağın diğer yüzünde ise çam ormanıyla devam ediyor. 0 rakımdan yürüyüşümüzde 700 metreye kadar yükseliyor ve 0 rakıma iniyor. Yürüyüşümüzün en üst noktasında gizli kalmış bir antik kent olan Hadrianopolis Kentini de isteyenler ile keşfe çıkacağız. Yaklaşık 6 saat süren yürüyüşün ardından Çıralı’ya geri dönüyoruz.

 

*ROTA BİLGİSİ*

Uzunluk: 15km

İniş:770

Çıkış:770

Arazi:Taşlık patika-Orman Yolu 

Konaklama Yeri

- Butik Otel

4. Gün ADRASAN, GELİDONYA FENERİ, KAŞ

Turumuzun son gününde en fotojenik parkurumuuz gerçekleştireceğiz. Eski bir deve çiftliğinden yürüyüşe başlıyoruz. Adrasan koyunun ve kıyıya paralel sırtların gülümseyişleri eşliğinde çam ormanından çaprazlama tırmanışa başlıyoruz. Deniz ve adaların eşliğinde bu rota belki de Likya Yolu’nun en güzel manzaralı rotası. Baharda güzelim Siklamenler patikaları süslüyor. 1936 yılında yapılmış olan Gelidonya Feneri’ne indiğimizde manzara nefesimizi bir daha kesecek. Fener saatli mekanizma ve tüp gazla çalışıyor. Gelidonya Feneri arkasındaki 5 ada görüntüsüyle Likya Yolu’nun sembolü oldu. 

 

Gelidonya’nın ilk ismi aslında Kaledonya’dır. Likya dilinde Kaledonya,  kırlangıç anlamına gelmektedir. Bölgenin bu ismi alma sebebi ise göçmen kuşlar olan kırlangıçlar Mısır’dan göç ederken bölgede dinlendiklerinden bölgenin adını da Kaledonya günümüzdeki ismiyle Gelidonya olarak almıştır.  Bir  hikayeye göre kırlangıçlar,  gece göç esnasında göremediklerinden  dolayı denize düşüp boğulurlarmış.  Ali Kaptan adlı bir denizci,  Gelidonya’ya ve karşısında bulunan 5 Adalar’a kırlangıçlar görebilsinler diye  fener yerleştirirmiş. Burada uzun bir fotoğraf molası verdikten sonra yarım saatlik bir yürüyüşle aracımızla buluşuyor ve 2 gece konaklayacağımız Kaş'a doğru hareket ediyoruz.

 

 

*ROTA BİLGİSİ*

Uzunluk: 18km

İniş:680

Çıkış:700

Arazi:Taşlık patika

Konaklama Yeri

- Butik Otel

5. Gün KAŞ, PHELLOS ANTİK KENTİ

Sabah otelimizde kahvaltımızı yapıp kısa bir araç transferiyle Phellos Antik Kenti’ne gidiyoruz. Phellos, Likya yolu güzergahı üstündeki önemli kentlerden bir tanesi olması yanında 12 km’lik (yaklaşık 3 saat) Kaş’a iniş rotası Likya Yolu'nun en güzel güzergahlardan bir tanesidir. Günümüz adıyla Kaş’ın eski adı Antiphellos’un var olmasının sebebi Phellos’ta yaşayan kralların bir liman kenti olarak Antiphellos’u kurmasıdır. Bu iki yeri birbirine bağlayan 2000 yıllık antik yol hala kullanılmaktadır. Öğle saatlerinde Kaş’a varıp, öğle yemeğimizi yiyoruz. Günün diğer yarısında isteyenler Kaş’ta kalıp buranın tadını çıkartabilir ya da 8 km’lik (yaklaşık 2 saat) Kaş-Limanağzı parkurunu yürüyebilir.

Konaklama Yeri

- Butik Otel

6. Gün DEMRE, DÖNÜŞ

Bugün kahvaltıdan sonra otelimizden çıkış yapıyoruz ve bir zamanlar Likya’nın başkentliğini yapmış heybetli kaya mezarlarıyla meşhur Myra Antik Kenti’ne, St Nicholas (Noel Baba) Kilisesi’ne, Andriake Antik Limanı’na ve Batık Kent Kekova’ya ev sahipliği yapan Demre’ye doğru yola çıkıyoruz.

İlk olarak Likya Medeniyetleri Müzesi ve Andriake Antik Limanı’na gidiyoruz. Akdeniz’in en iyi korunmuş durumundaki hububat deposu (Granarium) bir müzeye dönüştürülerek arkeologların da yoğun çabasıyla ziyarete açılmıştır. Müze binasının kendisi MS 2. yy’a tarihlenir. Müzeden ayrıldıktan sonra Myra kaya mezarları ve tiyatrosuna geçiyoruz. Likya medeniyetinin sanatsal anlamda ulaştığı boyutu görmek için ideal bir yer. Buradan bütün Hristiyan aleminde azizliği kabul edilen ve aynı zamanda Ortodoksların bir hac yeri sayılan St. Nicholas (Noel Baba) Kilisesi’ne ziyarette bulunuyoruz. Aslen Pataralı olup Myra’da piskoposluğa kadar yükselen St.Nicholas’ın hikayesini yerinde öğreniyoruz. Kiliseden ayrıldıktan sonra Antalya Havaalanı'na gidiyoruz ve bir başka BUKLATUR gezisinde buluşmak üzere vedalaşıyoruz.

Konaklama Yeri

- Konaklama yok