Noel Baba Köyü'nde yere çekilmiş beyaz bir çizgi var ve her kış binlerce kişi onun üstünde fotoğraf çektiriyor. Yanındaki tabela burayı Kuzey Kutup Çizgisi olarak gösteriyor. Gösterdiği yer, çizginin 1865'teki konumu. Dünyanın ekseni çok yavaş doğruldukça Kutup Çizgisi her yıl 15 metre kadar kuzeye kayıyor ve bugün o fotoğraf karesinin epey kuzeyinden geçiyor. Fotoğraf yine güzel çıkıyor, yalnızca adres biraz eskimiş.
Lapland'da yerinde duruyormuş gibi görünen başka şeyler de var. Botnia Körfezi her kış donuyor ve Kemi'den kalkan gemiler yolu buzu kırarak açıyor. Finlandiya ile İsveç arasındaki Tornio Nehri ocakta kalın bir buzla kaplanıyor. Gün de yerinde saymıyor. Rovaniemi'de aralığın en kısa gününde güneş iki saat kadar görünürken şubatın ilk haftasında gün altı saati geçiyor ve her sabah bir öncekinden yedi sekiz dakika uzun başlıyor.
Türkiye'den bakınca Lapland karanlık bir yer gibi duruyor. Kış turlarının düştüğü ocak sonu ve şubat başı ise ışığın hızla geri geldiği haftalar. Öğle saatlerinde gökyüzü uzun süre pembeyle mavi arasında kalıyor, karın üstüne düşen ay ışığı geceyi aydınlatıyor, açık gecelerde kuzey ışıkları çoğunlukla gece yarısına doğru beliriyor. Bu yazı Rovaniemi'den Kemi'ye, oradan Yllas eteklerindeki Akaslompolo köyüne uzanan bir kış rotasını o ışığın peşinden anlatıyor.
Lapland Nerede, Hangi Ülkeye Bağlı?
Lapland, Türkçede Laponya, Finlandiya'nın en kuzeydeki bölgesi ve merkezi Rovaniemi. Fincede adı Lappi. Ülke topraklarının yaklaşık üçte birini kaplıyor, buna karşılık nüfusu 180 bin civarında. Haritada Rovaniemi'den yukarı çıktıkça kasabalar seyrekleşiyor, aradaki boşluğu orman, bataklık, donmuş göller ve tunturi denen çıplak tepeler dolduruyor.
Aynı ad bir de daha geniş bir coğrafya için kullanılıyor. Norveç, İsveç, Finlandiya ve Rusya'daki Kola Yarımadası'nın kuzeyini kapsayan bu kültür bölgesine Sami halkı kendi dilinde Sapmi diyor. Finlandiya'da yaklaşık 10 bin Sami yaşıyor ve ülkede üç ayrı Sami dili konuşuluyor. En kuzeydeki İnari belediyesinde Fincenin yanında bu üç dil de resmi. Samilerin yarıdan fazlası bugün geleneksel yurtlarının dışında, Helsinki gibi şehirlerde oturuyor. Eski "Lapp" sözcüğünü pek sevmiyorlar, kendilerine Sami denmesini tercih ediyorlar.
Rotadaki duraklar bu bölgenin farklı enlemlerine dağılıyor. Kemi, Botnia Körfezi kıyısında, İsveç sınırına yakın bir liman kenti. Rovaniemi onun yaklaşık 110 kilometre kuzeydoğusunda, iki nehrin birleştiği yerde kurulmuş. Akaslompolo ve Yllas daha kuzeyde, Kutup Çizgisi'nin rahatça üstünde.
Bu fark gün ışığında hemen hissediliyor. Rovaniemi'nin merkezi Kutup Çizgisi'nin birkaç kilometre güneyinde kaldığı için orada güneş yılın her günü doğuyor, aralıkta yalnızca kısa bir süre ufkun üstüne çıkıyor. Akaslompolo'da ise aralık ortasında yaklaşık iki hafta boyunca güneş hiç görünmüyor. Fincede kaamos denen bu dönemde bile gökyüzü öğle saatlerinde mavi ve mor tonlarla aydınlanıyor, tam bir gece karanlığı yaşanmıyor.
Rovaniemi'de Gezilecek Yerler
Rovaniemi'de savaştan önceye ait pek bina kalmadı. Ekim 1944'te geri çekilen Alman ordusu şehrin yüzde 90 kadarını yaktı ve köprüleri havaya uçurdu. Savaştan sonra yeniden planlama işi Alvar Aalto'ya verildi. Aalto'nun 1944 ile 1946 arasında çizdiği plana Fincede Poronsarvikaava, yani ren geyiği boynuzu planı deniyor. Yukarıdan bakıldığında ana caddeler bir ren geyiğinin boynuzlarını çiziyor, şehir stadyumu da hayvanın gözüne denk geliyor. Sokakta yürürken bu şekil fark edilmiyor ama haritayı bir kez gördükten sonra akıldan çıkmıyor. Aalto'nun izini şehir merkezinde de sürmek mümkün. Kütüphane, belediye binası ve tiyatroyla konser salonunu barındıran Lappia binası onun elinden çıkma, birbirine yakın üç yapı.
Şehrin en iyi müzesi Arktikum. 1992'de açılan binanın en akılda kalan parçası, Ounas Nehri'ne doğru uzanan 172 metrelik cam koridor. İçeride iki kurum yan yana çalışıyor. Arktik Merkez kutup bölgelerinin iklimini ve halklarını anlatıyor, Lapland Bölge Müzesi de 1944 yangınını, savaş sonrası yeniden kuruluşu ve Sami kültürünü. Kış öğleden sonralarında iki üç saat ayırmak için en doğru yer burası.
Akşamüstü nehir kıyısına inenler Jatkankynttila köprüsünü görüyor. 1989'da açılan 320 metrelik köprü, Finlandiya'nın ilk eğik askılı karayolu köprüsü. Adı, ortasından yarılıp tutuşturulan kütüklerden yapılan oduncu meşalesinden geliyor. Karanlık çökünce pilonların tepesindeki ışıklar yanıyor ve köprü adını hak ediyor. Merkezdeki Lordi Meydanı, 2006'da Eurovision'u kazanan, kostümlü heavy metal grubu Lordi'nin hatırası. Grubun solisti Rovaniemili.
Noel Baba Köyü ve Kayan Çizgi
Noel Baba Köyü şehir merkezinin 8 kilometre kadar kuzeyinde, havalimanının hemen yanında. Köyün çekirdeği, 1950'de Eleanor Roosevelt'in ziyareti için aceleyle yapılan küçük bir kulübe. Bugünkü köy 1985'te açıldı. Noel Baba'yla görüşülen ofisin yanında Noel Baba Postanesi var ve buradan atılan kartlar özel bir damgayla yola çıkıyor. Finlerin Noel Baba'sına Joulupukki deniyor, sözcük anlamı "Noel keçisi". Eski köy geleneklerinde hediye dağıtan figür keçi postuna bürünmüş biriymiş.
Köyün ortasından geçen beyaz çizgi, girişte sözü edilen o eski adres. Ziyaretçiler çizgiyi geçtiklerini belgeleyen bir sertifika da alabiliyor.
Rovaniemi Kaç Günde Gezilir?
Şehir merkezi, Arktikum ve Noel Baba Köyü için iki tam gün yetiyor. Husky, ren geyiği ya da kar motosikleti safarisi eklenecekse üç dört gün daha rahat bir plan. Kışın gün kısa olduğu için açık hava etkinliklerini öğle saatlerine, müzeleri öğleden sonraya koymak en verimli düzen.
Kar Otelinde Bir Akşam, Cam Tavan Altında Bir Gece
Rovaniemi'nin dışında, Lehtojarvi gölünün kıyısındaki Arctic SnowHotel her kış sıfırdan kuruluyor. 2008'den beri aralık ortasında açılıp mart sonunda kapanıyor ve bahar geldiğinde duvarları, heykelleri, yatakları ile birlikte eriyip gidiyor. Ertesi kış başka bir temayla, başka oymalarla yeniden yapılıyor. İçeride sıcaklık sıfırla eksi 5 derece arasında kalıyor. Dışarısı eksi 25'i bulduğunda bu kar duvarlar tuhaf biçimde ılık geliyor.
Otelin en sakin saati akşam yemeği. Ice Restaurant'ta masalar ve oturaklar buzdan, oturakların üstü ren geyiği postuyla örtülü. Yemek sıcak geliyor, tatlı da saydam bir buz levhanın üstünde. Koridorlarda dolaşırken buzun içinden süzülen mavi ışık dikkat çekiyor. Kalın kar, ışığın kırmızısını yutup mavisini geçiriyor ve duvarlar bu yüzden hafifçe parlıyor gibi görünüyor.
Kar otelinin tam tersi cam igloo. Burada ısı sorunu yok. Yatak sıcak, duvarlar ve tavan büyük ölçüde camdan, gökyüzü de odanın bir parçası. Açık bir gecede kuzey ışıkları çıkarsa insanı yorganın altından kalkmadan yakalıyor. Gelmezse elde yıldızlarla dolu bir tavan ve karla ağırlaşmış ladinler kalıyor.
Rovaniemi merkezli premium programımız bu iki deneyimi ardı ardına yaşatıyor. İkinci akşam Arctic SnowHotel'de, Ice Restaurant'taki akşam yemeğiyle geçiyor. Son gece Aito'daki cam tavanlı igloolarda, öncesinde bir kar motosikleti safarisiyle. Kuzey ışıkları için hiçbir program garanti veremiyor. Gökyüzüne bakan bir yatak, en azından uyuyakalma riskini azaltıyor.
Botnia Körfezi'nde Buzkıran
Baltık Denizi'nin en kuzey ucu olan Botnia Körfezi'ne onlarca nehir tatlı su döküyor. Körfez suyundaki tuz oranı bu yüzden okyanustakinin onda birinden az ve tuzu az olan su daha kolay donuyor. Kış ilerledikçe kıyıdan başlayan buz bütün körfezi kaplıyor ve Kemi ile İsveç tarafındaki limanlara giden gemiler yollarını buzkıranlarla açıyor.
Buzun kalınlığı çoğu zaman sanıldığından az. Düz deniz buzu kışın ortasında genellikle yarım metreyle bir metre arasında kalıyor. Rüzgar ve akıntı buz levhalarını birbirine bindirdiğinde sırtlar oluşuyor ve bu yığınlar su altıyla birlikte 5 ila 15 metreyi buluyor. Gemi böyle bir sırta girdiğinde hız kesiliyor, gövde titriyor ve buzun kırılma sesi geminin içinde daha yüksek duyuluyor.
Kemi'nin buzkıran turizmiyle tanınmasının arkasında Sampo var. 1961'de yapılan gemi, yıllarca Fin limanlarının yolunu açtıktan sonra 1987'de Kemi kenti tarafından satın alındı ve ertesi yıl ilk yolcu seferine çıktı. Bugün Kemi'den Sampo'nun yanında Arktis de kalkıyor. 1980'de yapılan Arktis, Aralık 2023'te Kemi'ye geldi. Körfezin İsveç tarafında, Kalix yakınlarındaki Batskarsnas'tan kalkan Polar Explorer da benzer seferler yapıyor.
Seferin ortasında gemi açık buzda duruyor. Hava ve buz uygunsa yolcular merdivenle buzun üstüne iniyor, sonra kalın, su geçirmez kurtarma giysilerini giyip geminin açtığı kanaldaki suya giriyor. Giysi insanı hem kuru hem yüzer tutuyor. Sırtüstü uzanıp kırık buz parçalarının arasında gökyüzüne bakmak, bu yolculuğun en çok anlatılan kısmı.
İki programımız da bu güne yer veriyor, ama farklı gemilerle. Premium programda Polar Explorer seferine Tornio üzerinden İsveç'e geçerek gidiliyor ve sıcak öğle yemeği gemide yeniyor. Yllas programında sabah Kemi'den Arktis ile açılıyor, yolculuğun sonunda her yolcuya bir buzkıran diploması veriliyor. Gemiden sonraki yol, Finlandiya ile İsveç arasındaki sınırı çizen Tornio Nehri boyunca kuzeye, Akaslompolo'ya uzanıyor. Kışın donan nehrin iki yakasında aynı ormanlar, aynı kızıl ahşap evler sıralanıyor.
Yllas ve Akaslompolo: Fell Ülkesinde Kış
Kutup Çizgisi'nin yüz kilometreyi aşkın kuzeyinde, İsveç sınırına yakın bölgede arazi değişiyor. Ormanın içinden yer yer yuvarlak, çıplak tepeler yükseliyor. Fincede bunlara tunturi, İngilizcede fell deniyor. Ağaç sınırının üstüne çıkan bu tepelerin zirvesinde rüzgar ağaç bırakmıyor, kışın da yalnızca sertleşmiş kar ve kayalar kalıyor. 718 metrelik Yllas, bu tepe zincirinin en tanınanı. Finlandiya'nın en uzun gondol hattı da 60'ı aşkın pist de burada.
Yllas'ın eteklerinde, köye adını veren gölün kıyısında Akaslompolo kurulu. Burası Rovaniemi gibi bir şehir sayılmaz, birkaç otel, ahşap kulübeler, bir market ve gölün buzu üzerinden geçen kayak izlerinden oluşan küçük bir köy. Akşam ışıkları az olduğu için göl, kuzey ışıklarını izlemek için köyün en açık manzarasını sunuyor.
Köyün hemen yanından Pallas-Yllastunturi Milli Parkı başlıyor. Çekirdeği 1938'de kurulan park, 2005'te bugünkü sınırlarına kavuştu. 1.020 kilometrekarelik alanıyla Finlandiya'nın üçüncü büyük milli parkı. Parkın kuzeyindeki Pallas'ta bir hava ölçüm istasyonu çalışıyor ve burada ölçülen değerler dünyanın en temiz havası kayıtları arasında yer alıyor. Kışın parkta ladinlerin üstünde biriken kar o kadar ağırlaşıyor ki ağaçlar eğilip garip heykellere dönüşüyor. Fincede bu karlı ağaçlara tykky deniyor.
Göl buzunun ve derin karın üstünde yürümenin en eski yolu hedik. Ayakkabının altına takılan geniş taban, ağırlığı yayarak insanı kara gömülmekten koruyor. Aynı aracı Karadeniz yaylalarından tanıyanlar Lapland'da kendini evinde hissedebilir. Bir saatlik bir hedik yürüyüşü, ormanın sesini duymak için de en iyi yol. Kar sesi yutuyor ve rüzgarsız bir öğle saatinde duyulan tek şey kendi adımlarınız oluyor.
Kemi'de buzkıranla başlayan Yllas rotası üç geceyi Akaslompolo'da geçiriyor. Programda göl üzerinde hedik yürüyüşü ve ateş başında bir mola var. Husky, ren geyiği ve kar motosikletiyle kuzey ışıkları safarileri bu programda isteğe bağlı ve ücretli. Rotada yalnız kahvaltılar dahil, öğle ve akşam yemekleri katılımcıya ait. Serbest saatler için otelin saunası iyi bir sığınak.
Ren Geyiği, Husky ve Sessiz Kızaklar
Lapland'da ormanda karşılaşılan ren geyiklerinin hepsinin bir sahibi var. Finlandiya'da yaklaşık 200 bin ren geyiği yaşıyor ve sayı, devletin belirlediği bir üst sınırla tutuluyor. Hayvanlar yılın büyük kısmını ormanda serbest geçiriyor, sahipleri onları 54 bölgesel kooperatif aracılığıyla yönetiyor. Fincede paliskunta denen bu kooperatiflerin sınırları ülkenin üçte birinden fazlasını kaplıyor. Yazın yavruların kulağına sahibinin işareti kesiliyor. Sicilde kayıtlı bu kulak işaretlerinin sayısı 12 bin civarında, her biri bir aileye ait.
Bir ayrıntı çoğu ziyaretçiyi şaşırtıyor. Norveç ve İsveç'te ren geyiği sahibi olmak Sami halkına ayrılmış bir hak, Finlandiya'da ise bölgede yaşayan herkes bu işi yapabiliyor. Ülkedeki 4 bin kadar ren geyiği sahibinin önemli bir kısmı Sami kökenli olmayan Finler. Yollar da hayvanlar için ciddi bir tehlike. Her yıl 4 bin kadar ren geyiği trafikte ölüyor ve kuzeyde gece araba kullananlar yolun kenarındaki parlayan gözleri kollamayı çabuk öğreniyor.
Ren geyiği çiftliklerinde kızak yolculuğu ağır ve sakin. Hayvan kendi temposunda yürüyor, kızakta oturanın işi sadece ormanı izlemek. Sami kültürüyle ilgilenenler için bir not düşmek gerekiyor. Finlandiya Sami Parlamentosu 2018'de yayımladığı turizm ilkelerinde, Sami olmayanların geleneksel giysiyi kostüm gibi giydiği gösterilere ve uydurma ritüellere açıkça karşı çıktı. Bir çiftliği ziyaret ederken işletenin kim olduğunu sormak, gerçek bir aile işletmesiyle sahnelenmiş bir gösteriyi ayırmanın en kolay yolu.
Husky çiftliğinin havası bunun tam tersi. Kızağa koşulmayı bekleyen yüzlerce köpek hep birden havlıyor, kızak sabitlendiği halde ileri çekiyor. Rehber freni kaldırdığı anda gürültü kesiliyor. Köpekler koşmaya başlayınca susuyor ve geriye karın üstündeki pençe sesleri, kızağın kayışı, bir de yüze çarpan soğuk kalıyor.
Premium programda hem 3 kilometrelik bir ren geyiği kızağı hem 5 kilometrelik bir husky safarisi programa dahil. Yllas programında bu iki safari isteğe bağlı ve ayrıca ücretlendiriliyor.
Lapland'a Hangi Aylarda Gidilir?
Kar, kızak ve kuzey ışıkları için en uygun dönem ocak ortasından mart sonuna kadar süren haftalar. Aralık en karanlık ay. Noel Baba Köyü'nün en kalabalık olduğu da bu dönem, ama gün çok kısa. Ocak ortasından itibaren ışık hızla geri geliyor. Rovaniemi'de 21 Aralık'ta 2 saat 15 dakika kadar süren gün, 15 Ocak'ta 4 saate, şubatın ilk haftasında 6,5 saate, şubat sonunda 9,5 saate çıkıyor. Ocak ve şubatta Rovaniemi'nin ortalama sıcaklığı eksi 10 derece civarında. Soğuk dalgalarında termometre eksi 30'a kadar inebiliyor. Finlandiya'nın en düşük sıcaklık kaydı, 1999'da Kittila'da ölçülen eksi 51,5 derece.
Kısa günlerin karşılığı uzun alacakaranlık. Güneş ufkun çok yakınından geçtiği için öğle saatlerinde gökyüzü uzun süre pembe, turuncu ve mavi tonlarda kalıyor. Güneş ufkun hemen altındayken çöken bu mavi alacakaranlığa Finler sininen hetki, yani mavi an diyor. Kar, gökyüzünün rengini yansıtıyor ve bütün manzara maviye bürünüyor. Fotoğraf çekenler için günün en verimli saatleri bunlar.
Finlandiya'da Kuzey Işıkları Ne Zaman Görülür?
Finlandiya'da kuzey ışıkları eylül başından nisan başına kadar görülebiliyor, en iyi saatler gece 22 ile 2 arası. Fin Meteoroloji Enstitüsü'nün verilerine göre karanlık ve açık bir gecede ışıkları görme olasılığı Orta Lapland'da yüzde 50 civarında, en kuzeydeki Kilpisjarvi'de yüzde 75'e çıkıyor, Oulu çevresinde yüzde 25'e iniyor. Hesaba bulutları da katmak gerekiyor. Işıklar ne kadar güçlü olursa olsun, bulutlu bir gecede görünmüyor. Bu yüzden birkaç geceyi kuzeyde geçiren ve hava açtığında şehir ışıklarından uzaklaşabilen programlar şansı artırıyor. Güneşin 11 yıllık etkinlik döngüsü 2024 sonunda zirveye ulaştı. Önümüzdeki kışlarda etkinlik yavaşça azalacak, ama Lapland'ın enlemi zaten kuzey ışıkları kuşağının içinde.
Fincede kuzey ışıklarının adı revontulet, yani tilki ateşleri. Eski bir anlatıya göre tunturilerin üstünden koşan bir tilki kuyruğuyla karı süpürüyor ve havaya savrulan kıvılcımlar gökyüzünü yakıyor. Norveç'in kuzeyi de ışıklar için güçlü bir seçenek. Orada kıyı ikliminin getirdiği bulutlar sık, Lapland'ın iç kesimlerinde ise gökyüzü daha sık açılıyor. İzlanda'yı düşünenler için İzlanda'da kuzey ışıklarını çekmek üzerine yazımız bir fikir verebilir.
Lapland İçin Vize Gerekli mi?
Finlandiya Schengen bölgesinde yer aldığı için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının bordo pasaportla Schengen vizesi alması gerekiyor. Hususi (yeşil) pasaport sahipleri kısa seyahatlerde genellikle vizeden muaf, yine de yola çıkmadan güncel kuralı kontrol etmek gerekiyor. Başvuru, seyahatin ana ülkesi Finlandiya olduğu için Fin konsolosluğu adına yapılıyor ve pasaportun Schengen bölgesinden çıkış tarihinden sonra en az üç ay geçerli olması isteniyor. Ocak ve şubat kalkışları için başvuruyu aralık başından önce tamamlamak, randevu yoğunluğuna karşı en güvenli yol.
Lapland Sofrası ve Sauna
Lapland mutfağının temeli ren geyiği. En bilinen yemek poronkaristys. Donmuş etten ince ince dilimlenen şeritler tereyağında uzun süre pişiriliyor ve patates püresi, kırmızı yaban mersini reçeli ile turşu salatalıkla geliyor. Lapland'da yetiştirilen ren geyiği eti 2009'dan beri AB'nin Korumalı Menşe Adı listesinde. Etiketinde bu adı taşıyan et, yalnızca ren geyiği otlatma bölgesinde doğup büyüyen hayvanlardan geliyor. Kuzey alabalığı ve ormandan toplanan mantarlar da menülerde sık görülüyor.
Tatlı tarafında leipajuusto, yani ekmek peyniri öne çıkıyor. Fırında hafifçe kızartılan bu yumuşak peynir ısırınca dişlerin altında gıcırdıyor. Kuzeyde eskiden kurutulup saklanıyor, sonra sıcak kahvenin içine atılarak yumuşatılıyordu. Bugün çoğunlukla bulutyemişi reçeliyle servis ediliyor. Turuncu renkli bu kuzey meyvesi Finler için o kadar değerli ki ülkenin 2 euroluk madeni parasının üstünde de onun resmi var. Kahve de sofradan hiç eksik olmuyor. Finlandiya, kişi başına kahve tüketiminde dünyada ilk sırada.
Fin gündeliğinin merkezinde sauna duruyor. 5,6 milyonluk ülkede 3 milyonu aşkın sauna var ve Fin sauna kültürü 2020'den beri UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras listesinde. Taşların üstüne dökülen suyla yükselen sıcak buhara Fincede löyly deniyor. Dilbilimciler bu sözcüğün Macarcada ruh anlamına gelen lelek ile aynı kökten geldiğini düşünüyor. Saunadan sonra karda yuvarlanmak ya da buzda açılmış bir delikten göle girmek yerel bir alışkanlık. Kalp sorunu olmayanlar için, rehber eşliğinde.
Premium programda dört akşam yemeği dahil ve her biri farklı bir sofra. Rovaniemi'de Lapland mutfağına odaklanan Nili, kar otelindeki Ice Restaurant, Apukka'daki geleneksel çadır restoranı ve Aito. Yllas programında akşam yemekleri katılımcıya ait. Buna karşılık Akaslompolo'daki otelin saunaları konuklara ücretsiz.
Günde Yedi Dakika
Şubatın başında Rovaniemi'de kalan biri, her sabah bir öncekinden yedi sekiz dakika daha uzun bir günle karşılaşıyor. Bir haftada bu fark neredeyse bir saati buluyor. Kahvaltıdan çıkarken karanlık olan sokak birkaç gün sonra alacakaranlığa dönüyor, öğleden sonra çöken mavi an her gün biraz daha geç başlıyor. Beş günlük bir yolculukta bunu fark etmek için saate bakmaya gerek kalmıyor.
Gerçek Kutup Çizgisi de aynı sessizlikle kuzeye yürüyor. Günde dört santim kadar ilerliyor, yani beş günlük bir yolculuk boyunca yaklaşık 20 santim.
Dönüş uçağında akla gelenler de çoğu zaman bu küçük ölçüler oluyor. Her sabah biraz daha erken aydınlanan otel penceresi, gemi geçtikten sonra yavaşça kapanan buz kanalı ve fotoğrafı çekilen yerden bir karış daha uzaklaşmış bir çizgi.
Yorumlar (0)
Henüz Yorum Yapılmamış
İlk yorumu siz yapın!
Giriş Yap yorum yapmak için